<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Seslichat, Sesli Chat, Seslidus, Sesli Sohbet, Seslisohbet &#187; Sağlık</title>
	<atom:link href="http://www.seslidus.com/category/saglik/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.seslidus.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 13:28:02 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Ruh saglıgı Depresyon</title>
		<link>http://www.seslidus.com/ruh-sagligi-depresyon.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/ruh-sagligi-depresyon.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 07 Feb 2012 09:02:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>canerserap</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3G teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[akarsu]]></category>
		<category><![CDATA[Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[barış]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[görsel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Grup]]></category>
		<category><![CDATA[Gülben]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[pagerank]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[secilenler]]></category>
		<category><![CDATA[sesli]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Chat]]></category>
		<category><![CDATA[sesli chat siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sesli dunya]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sesli sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[SesliChat]]></category>
		<category><![CDATA[seslidunya]]></category>
		<category><![CDATA[seslidus]]></category>
		<category><![CDATA[seslidus.Com]]></category>
		<category><![CDATA[seslisohbet]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=2406</guid>
		<description><![CDATA[sagık Bedensel ruhsal ve topluösal iyilik hali olarak tanımlanır her belirti hastalık deildir eger belirtiyi bir hastalık olrak düşünürsek hiç kimsenin saglıklı oldugunu söyleyemeyiz]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seslidus.com/wp-content/uploads/resim.jpg"><img src="http://www.seslidus.com/wp-content/uploads/resim.jpg" alt="deprasyon ruh saglıgı" title="resim" width="160" height="120" class="aligncenter size-full wp-image-2407" /></a>sagık Bedensel ruhsal ve topluösal iyilik hali olarak tanımlanır her belirti hastalık deildir eger belirtiyi bir hastalık olrak düşünürsek hiç kimsenin saglıklı oldugunu söyleyemeyiz</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/ruh-sagligi-depresyon.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genel saglık bitki Tedavisi</title>
		<link>http://www.seslidus.com/genel-saglik-bitki-tedavisi.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/genel-saglik-bitki-tedavisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Feb 2012 08:45:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>canerserap</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3G teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[akarsu]]></category>
		<category><![CDATA[Aksu]]></category>
		<category><![CDATA[albumleri]]></category>
		<category><![CDATA[albumu]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[bitki cayları]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Ergen]]></category>
		<category><![CDATA[facebook]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[görsel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[indir]]></category>
		<category><![CDATA[microsoft]]></category>
		<category><![CDATA[pagerank]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[sesli chat siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[sesli sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[seslisohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=2393</guid>
		<description><![CDATA[bitkileri kulanarak hastaları tedavi etmek yaklaşmı şeklinde acıklana bilen fıterapi terminin ilkez 1870 1953 yıları rasında yaşanmış fıransız hekimi hecri leclerec tarafından la perese medical dergide kulanıldıgı idaa edilmiştir]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>bitkileri kulanarak hastaları tedavi etmek yaklaşmı şeklinde acıklana bilen  fıterapi terminin ilkez  1870 1953 yıları  rasında yaşanmış fıransız hekimi hecri leclerec tarafından la perese medical dergide kulanıldıgı idaa edilmiştir </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/genel-saglik-bitki-tedavisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Diş saglıgı www.seslidus.com</title>
		<link>http://www.seslidus.com/dis-sagligi-www-seslidus-com.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/dis-sagligi-www-seslidus-com.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jan 2012 09:04:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>canerserap</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[3G teknolojisi]]></category>
		<category><![CDATA[akarsu]]></category>
		<category><![CDATA[albumu]]></category>
		<category><![CDATA[bilgisayar]]></category>
		<category><![CDATA[cilt bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[enstrumantal]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[görsel eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Grup]]></category>
		<category><![CDATA[Gülben]]></category>
		<category><![CDATA[Hepsi]]></category>
		<category><![CDATA[hollanda]]></category>
		<category><![CDATA[istanbul]]></category>
		<category><![CDATA[kadın bakımı]]></category>
		<category><![CDATA[Manço]]></category>
		<category><![CDATA[pagerank]]></category>
		<category><![CDATA[photoshop]]></category>
		<category><![CDATA[Pratik bilgiler]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[secilenler]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Chat]]></category>
		<category><![CDATA[sesli dunya]]></category>
		<category><![CDATA[sesli sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[seslidunya]]></category>
		<category><![CDATA[seslidus]]></category>
		<category><![CDATA[Sezen]]></category>
		<category><![CDATA[windows 7]]></category>
		<category><![CDATA[yemek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=2227</guid>
		<description><![CDATA[Diş agrısında dikat edecek hususlar Diş Ağrısı ve Nedenleri Şiddetli ağrının nedeni ileri derecede çürümüş bir dişin iltihaplanmaya başlamasıdıYeni oluşan iltihabın , dişin sinirini öldürmeye başlaması ve dişin dışına doğru yayılmaya çalışması dokularda basınç ve dolayısıyla ağrı oluşturrBu durum diş hekimliğindeki en şiddetli ağrıdı Şiddetli ağrının özellikle gece oluşmasının nedeni ; gece saatlerinde hormonal değişiklikler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.seslidus.com/wp-content/uploads/untitled1.bmp"><img src="http://www.seslidus.com/wp-content/uploads/untitled1.bmp" alt="seslidus diş" title="untitled" class="aligncenter size-full wp-image-2228" /></a>Diş agrısında dikat edecek hususlar  Diş Ağrısı ve Nedenleri Şiddetli ağrının nedeni ileri derecede çürümüş bir dişin iltihaplanmaya başlamasıdıYeni oluşan iltihabın , dişin sinirini öldürmeye başlaması ve dişin dışına doğru yayılmaya çalışması dokularda basınç ve dolayısıyla ağrı oluşturrBu durum diş hekimliğindeki en şiddetli ağrıdı Şiddetli ağrının özellikle gece oluşmasının nedeni ; gece saatlerinde hormonal değişiklikler nedeniyle</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/dis-sagligi-www-seslidus-com.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç Kalmak</title>
		<link>http://www.seslidus.com/genc-kalmak.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/genc-kalmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 02:53:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[genç kalmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=1842</guid>
		<description><![CDATA[Belki temel bu ama daha pek çok şey var&#8230; Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, &#8216;yaşama sanatı&#8217;ndan &#8216;yaşlanma sanatı&#8217;na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak&#8230; &#8216;Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor&#8217; diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Belki temel bu ama daha pek çok şey var&#8230; Bu yazıda daha uzun ve sağlıklı yaşamın püf noktaları ve çeşitli reçeteleri verilirken, genç kalmayı kolaylaştıran küçük formüller de sıralanacak. Prof. Dr. Müftüoğlu, &#8216;yaşama sanatı&#8217;ndan &#8216;yaşlanma sanatı&#8217;na uzayan bakış açısıyla, nasıl yaşlanmamız gerektiğini anlatacak&#8230;</p>
<p>&#8216;Biz yaşamı uzatmıyoruz, zaten yaşam uzuyor&#8217; diyorsunuz. İnsan ömrü neden uzuyor ve biz ne kadarına müdahale edebiliyoruz?</p>
<p>Bilim ve teknolojik gelişmeler insan ömrüne ömür katıyor. Sadece antibiyotiklerin keşfi, ortalama insan ömründe 10-15 yıllık uzama yaptı.</p>
<p>Aşılanmanın getirdiği koruyucu güç, bizim daha az hastalanmamızı sağladı.</p>
<p>Son bir araştırmada statin grubu kolesterol ilaçlarının ortalama insan ömrüne ilavesinin 12 yıl civarında olduğu hesaplandı. Karaciğere verdiği zarar çözülürse statinler 10 yıl sonrasının Aspirin&#8217;leri olacak. Genetik bilimindeki gelişmelerle genetik mirasımızdan dolayı başımıza gelen sağlık olaylarının çoğunun ertelenmesini sağlayacağız. İnsanlar, muhtemelen hak ettiği ömrü zaten yaşayacak.</p>
<p>Eğitim bir avantaj</p>
<p>Nedir hak ettiğimiz ömür?</p>
<p>Bence 120&#8242;nin üzerinde. Kayıt altında bilinen en uzun yaşayan kişinin yaşı, 117. Eğer 117 yıl gerçekleşiyorsa insan ömrü bunu zorlayabilir. Bana göre 120 yıl yaşamak efsane değil. Son 100 yılda yaşam süremiz ortalama 30 &#8211; 40 yıl uzadı.</p>
<p>Uzun yaşamın kaynağı dediğimizde en önemli belirleyiciler neler?</p>
<p>Daha çok sağlık bilinci içinde olmayı, daha iyi, daha sağlam duruşu sağlamayı becerebildiğimiz için hak ettiğimiz süreyi yaşayacağız. Entelektüel düzey iyiyse, bu daha iyi gerçekleşecek. Çünkü araştırmalara göre uzun ömrün en önemli anahtarlarından biri eğitim.</p>
<p>Yaşlanmayla eğitimin ilişkisi ne?</p>
<p>Eğitimli kişi sağlık ve dünya konusunda daha bilinçli. Araştırmalar eğitilmiş insanların belleklerinin daha sağlam olduğunu ve yaşam süresinin uzadığını gösteriyor. Eğitimli insan aşısını yaptırıyor, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, hastalık belirtilerinde doktora daha erken başvuruyor. Hastaların yüzde 80&#8242;i çok hastalanmadığı sürece doktora gitmiyor.</p>
<p>Bugünkü Türkiye&#8217;de eğitim düzeyimize bakarsanız, potansiyel yaşlanma sürecimiz nasıl?</p>
<p>8 yıllık eğitimin sadece eğitimle ilgili değil, sağlıkla ilgili sorunlarda da ciddi çözüm üreteceğini umut ediyorum. Eğitim düzeyimize, üniversitelileşme oranlarımıza bakarsanız hâlâ yüzde 35-40&#8242;lardayız. Türkiye&#8217;de ortalama yaşam süresi kadınlarda 72, erkeklerde 68-69&#8242;a dayandı. ABD&#8217;de 78-82 yaş civarında. İleride ortalama yaşam süresini hızla uzatan ülkelerden biri haline geleceğiz.</p>
<p>&#8216;Ölçü kaçmamalı&#8217;</p>
<p>&#8216;Sağlıklı yaşlanma&#8217;dan ne anlamalıyız?</p>
<p>Ömrü akıllıca yaşamak. Hiçbir şeyin ölçüsünü kaçırmamak lazım. Formda kalmak, kaliteli bir hayat yaşamak, mutlu olmakla birleştirdiğiniz zaman sağlığın faydası var.</p>
<p>Nereden, nasıl başlamak lazım? Bunun için belli bir yaş var mı?</p>
<p>2 sınır çiziyorum. 30-35&#8242;li yaşlar artık dönüp kendinize bende neler oluyor diye sormaya başlamanız gereken yaşlardır. Diğeri 55 yaş ve üstü.</p>
<p>Yolun yarısı da 35 değil artık&#8230;</p>
<p>Tabii ki. 35 çok gerilerde kaldı. Ama orada Cahit Sıtkı&#8217;nın anlatmak istediği hayatın sadece organik yarılanması değil, ruhsal yarılanması. 35&#8242;ten sonra yaşamınız uzuyor ama ruhsal kalıbınız orta yaşa geliyor. 50 yaş ve civarını orta yaşlara giriş gibi düşünmek lazım. Bugünkü klasifikasyonda birkaç şeyi gündeme getirmek lazım. Artık bütün dünyada her şey yaşlılar ve orta yaşlı insanlara göre konumlandırılıyor. Çünkü tüm dünyada doğurganlık azalıyor, yaşam süresi uzadığından en fazla yaşlı nüfus artıyor.</p>
<p>55&#8242;te doktor şart</p>
<p>Peki bir doktora başvurmak için hangi yaşı beklemek lazım?</p>
<p>Doktora başvurmanın mutlaka gerektiği yaş, 55 ve üstü yaştır. Bu yaş grubu çok daha önemli. Çünkü o dönemde kadında da, erkekte de birdenbire hızlanan hormonal, metabolik değişimler yaşanır.</p>
<p>Kadında yıkım daha fazla olmasına karşın daha uzun yaşamaları bir paradoks değil mi?</p>
<p>Evet ama bence kadınların uzun ömürlü olmalarında bu çok olumlu bir katkı. Bütün dünyada kadınların ömrü daha uzun. Hiçbir ülke yok ki, erkekler kadınlardan daha uzun yaşasın. Erkeklerin sağlıkları konusunda daha fazla duyarlı olmaya ihtiyaçları var. Sağlıklarını daha iyi izlemeleri bazen erkekler tarafından alay konusu edilse bile, çoğu zaman kadınların daha uzun yaşamalarının sebebidir.</p>
<p>Orta yaşlarda hayata bakış nasıl olmalı?</p>
<p>İlkönce sağlığa, mutluluğa, dinginliğe odaklanmak lazım. Sağlıklı olma kararı, beraberinde başka türlü bir hayat yapılanmasını da gerektiriyor. Biraz egzersiz, biraz beslenme odaklı, uykuya, stres yönetimine dikkat eden, kendini başarıya daha fazla adayan, bunlar için gerekli olan ekonomik gücü elde etmeye çalışma gayreti içinde olan, ki ekonomisi daha iyi olanlar daha az hastalanıyor.</p>
<p>Örneğin ben sağlığımdan başlamalıyım, sigara içiyorum, onu bırakmalıyım. Egzersiz yapmıyorum, yapmalıyım. Duygusal hayatıma çok iyi dikkat etmeliyim. Ailevi ilişkilerim çok iyi değil, eşimle, çocuklarımla yeterince ilgileniyor muyum?</p>
<p>Bunları zaman zaman gözden geçirmek lazım. Hayatı dikkatli bir şekilde dağıtmak lazım. Sağlıklı olma kararı bir meydan okumadır.</p>
<p>Haftada en az 2 öğün balık yiyin</p>
<p>Likopen içeren domatesi, karpuzu, proantosiyanidin içeren üzümü, pekmezi, kırmızı şarabı, beta karoten bakımından zengin portakal, kayısı, şeftali ve havucu, yoğun lif içeren tüm meyve ve sebzeleri bol bol tüketin.</p>
<p>Günde birkaç tane ceviz ya da fındığı, salataya ekleyeceğiniz yarım fincan ketentohumunu beslenme alışkanlıklarınıza yerleştirin.</p>
<p>Süt ürünlerinde yağsız ya da az yağlı olanlara yönelin.</p>
<p>Haftada 2 kez ortalama 100-150 gram düzenli olarak balık tüketin.</p>
<p>Yeşil yapraklı sebze ve meyvelere daha çok ağırlık verin.</p>
<p>Kafeinden olabildiğince uzak durup tuzu azaltın.<br />
Daha bol potasyum, magnezyum, kalsiyum almaya çalışın. Lahana, brokoli, ıspanak, soya fasulyesi, güvenilir bitkisel kalsiyum kaynaklarıdır.</p>
<p>Orta yaşlarda güçlü antioksidan etkileri sebebiyle flavinoitlerin de bol bol tüketilmesi yararlıdır. Çaydan, koyu yeşil, sarı ve kırmızı renkli sebze ve meyvelerden yeterince sağlanabilir. Soya, elma ve brokoli önemli flavinoit kaynaklarıdır. Lahana, kereviz, bezelye ve şalgamda da bol bulunur.</p>
<p>Kadınlar erkeklerden fazla yaşıyor çünkü&#8230;</p>
<p>Kadınlar sağlıklarına daha düşkün.</p>
<p>Stresleri erkeklere göre daha az.</p>
<p>İş kazalarıyla karşılaşma riskleri daha az.</p>
<p>Erkeklere göre ruhsal ve hormonal açıdan daha monogam olmaya eğilimli. Bu nedenle cinsel yolla bulaşan hastalıklara daha az yakalanıyorlar.</p>
<p>Hormonal hiperaktif olmaları yani çok fazla değişken hormonal yaşamları, daha dirençli olmalarını sağlıyor.</p>
<p>Kadınlar daha sevecen, hayata daha bağlı, daha çok huzur içinde olmaya çabalıyor. Erkekler birbirlerine çok açık ve samimi değiller.<br />
Kadınlar daha az sigara, alkol tüketiyor.</p>
<p>İşte erken yaşlanmanın nedenleri</p>
<p>Beslenme eksiklikleri.<br />
Hipertansiyon, şeker hastalığı, damar sertliği gibi uzun süreli sağlık sorunları.<br />
Genetik hastalıklar.<br />
Kas ve eklem sorunları.<br />
Egzersiz eksikliği (hareketsiz yaşam tarzı).<br />
Kolesterol-trigliserit yüksekliği.<br />
Yoğun stres, mutsuzluk, kötümserlik, depresyon.<br />
Organ yetmezlikleri (tiroit bezi tembelliği, karaciğer yetersizliği, kalp, böbrek, hipofiz yetmezliği).<br />
Yoğun çevresel kirlilik ve radyasyon etkisi.<br />
Yetersiz ve kalitesiz uyku.<br />
Sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/genc-kalmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç kalmanın sırları</title>
		<link>http://www.seslidus.com/genc-kalmanin-sirlari.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/genc-kalmanin-sirlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 24 Oct 2010 02:47:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Genç kalmanın]]></category>
		<category><![CDATA[sırları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=1836</guid>
		<description><![CDATA[Sağılklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu&#8217;na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil! &#8220;Mutlu bir hayat daha uzundur&#8230;&#8221; Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller&#8230; Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sağılklı ve uzun yaşamın sırlarını veren Prof. Dr. Osman Müftüoğlu&#8217;na göre, stresi hayatından kovan, dengeli beslenip spor yapan herkes uzun ömürlü olabilir. 120 yıl yaşamak hayal değil!</p>
<p>&#8220;Mutlu bir hayat daha uzundur&#8230;&#8221; </p>
<p>Ne mucize besinler, ne sporla geçirilen bir hayat, ne de sihirli formüller&#8230; Uzun ve sağlıklı bir yaşamın sırlarını öğrenmek için başvurduğumuz Prof. Dr. Osman Müftüoğlu&#8217;nun üzerinde en çok durduğu ve ısrarla vurguladığı kavramlar, sağlığa eşlik eden mutluluk, huzur ve dinginlik oldu&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/genc-kalmanin-sirlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Toplanın, Mutluluğun Sırrını Veriyorum!</title>
		<link>http://www.seslidus.com/toplanin-mutlulugun-sirrini-veriyorum.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/toplanin-mutlulugun-sirrini-veriyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 25 Nov 2009 17:07:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ağız ve Diş Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Aile Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Genel Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Görüntülü Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Ruh Sağlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Sohbet Chat]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=1279</guid>
		<description><![CDATA[Psikologlar ‘mutluluk’ konusuna takmış durumdalar. Temel ihtiyaçları karşılandığı sürece, daha fazla para ekstra bir mutluluk getirmiyor. Peki kim, niye mutlu oluyor? Time dergisinin son sayısı birçok bilim adamının bu konuda yaptığı araştırmalardan çıkan ilginç sonuçları konu alıyor. Mutluluk, bizim sandığımız etkenlerden çoguyla hiç bağlantılı değil! Para ? Hiç alakası yok! Eğitim ? Hiç etkisi yok! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Psikologlar ‘mutluluk’ konusuna takmış durumdalar. Temel ihtiyaçları karşılandığı sürece, daha fazla para ekstra bir mutluluk getirmiyor.</p>
<p>Peki kim, niye mutlu oluyor? Time dergisinin son sayısı birçok bilim adamının bu konuda yaptığı araştırmalardan çıkan ilginç sonuçları konu alıyor.</p>
<p>Mutluluk, bizim sandığımız etkenlerden çoguyla hiç bağlantılı değil!<br />
Para ? Hiç alakası yok!<br />
Eğitim ? Hiç etkisi yok!<br />
Zekâ ? Aynı şekilde!</p>
<p>Gençlik ? Bilakis! Yaşlıların hayattan gençlere göre daha çok zevk aldıkları ve depresyona daha az meyilli oldukları kanıtlanmış!</p>
<p>Evlilik ? Araştırmalara göre, evli insanlar bekârlara göre biraz daha mutlu olsa da, bunun sebebi zaten mutlu olmaya meyilli insanların evlilikleri daha kolay yürütmesiyle ilgili olabilir!</p>
<p>Güneşli havalar ? Hayır! Amerika’nın bol yağmurlu bölgelerinde yaşayanların Kaliforniyalılara göre daha depresif olmadığı kanıtlanmış!</p>
<p>ARKADAŞLAR EN İYİ İLAÇ</p>
<p>O zaman insanları mutlu eden ne?<br />
Arkadaşlar, mutsuzluğa karşı müthiş bir ilaçmış!<br />
Ahbapları, dostları, aileleri ve çevreleriyle daha yakın ve sık ilişki kuran insanlar karamsarlıktan uzak kalmak için en etkili formülü bulmuşlar.<br />
Bu arada, mutlu olmak için bir grup psikoloğun kullandığı ‘gün insa etme’ metodundan bahsetmek lazım.<br />
Denekler bir gün once dakika dakika ne yaptıklarını hatırlayıp, bu aktivitenin onların açısından mutluluk düzeyini birden yediye kadar işaretliyorlar.<br />
Bu test 900 kişide uygulanıyor.<br />
Sonuçlar ilginç…<br />
En çok mutluluk veren aktiviteler, arkadaşlarla sosyalleşme, evde yatıp gevşeme, dua etme ve yemek yeme…<br />
Bunları spor yapma ve televizyon seyretme takip ediyor.<br />
Tuhaf ama ‘çocuklarla ilgilenmek’ listenin en altlarında, ev işinin bir sıra üstünde yer alıyor!<br />
Çoğu insanın hayatında mutluluğunun kaynağı olarak gördüğü çocukların, günlük hayatın mutsuzluk sebeplerinden biri olması ilginç!<br />
Demek ki, mutlu ettiğini sandığınız her sey mutlu etmiyor!<br />
Ancak, günlük hayatta insanı sinirlendiren, geren, mutsuz eden ufak tefek olaylar, hayatın genelinde mutluluk kaynağı olabilirmiş!<br />
Sürekli şikayet ettiginiz stresli işiniz, hayatınızın en önemli rengi olabilir örneğin.</p>
<p>Psikologların bu konuyla ilgili edindigi farklı bir bulgu da: ‘Sonların gücü!’</p>
<p>Sözgelimi, sizi çok mutlu eden bir ilişki, son bir haftasında berbat kavgalar ve gözyaşı dolu bir ayrılıkla sonlanıyorsa, bütün hayatınız boyunca o ilişkiyi kötü hatırlıyorsunuz!</p>
<p>Peki, herkes mutlu olabilir mi?<br />
1996′da yapılan bir araştırmaya göre, bir insanin hayatından memnun olması, yüzde 50 oranında genetik yapısına bağlı!</p>
<p>Genler neşeli, rahat bir kişilik yapısını, stresle başa çıkma kapasitesini, depresyon ve endişeye meyili yönlendiriyor!</p>
<p>Eğer bir insan genetik olarak mutluluğa meyilliyse, başına berbat şeyler de gelse, hatta kaza sonucu bir uzvunu bile kaybetse, zaman icinde, eski mutluluk seviyesine ya da ona yakın bir noktaya dönebiliyor!</p>
<p>ÇALIŞ, ŞÜKRET SENİN DE OLSUN</p>
<p>Bütün psikologların üzerinde fikir birliğine vardıkları üç mutluluk formülü var:<br />
Şükretmek, iyilik yapmak ve yaptığın işi sevip daha çok konsantre olmak!<br />
Şükretmek, hayattan duydugun memnuniyeti ifade etmek, hatta bunu düzenli olarak yazmak ve söylemek, sadece insanın keyfini yerine getirmekle kalmıyor; Kalifornia Üniversitesi’nin arastırmasına göre fiziksel sağlığını düzeltiyor, enerji seviyelerini yükseltiyor, acı ve yorgunluğu azaltıyor!</p>
<p>İyilik yapmak, sözgelimi düzenli olarak bir huzurevini ziyaret etmek, bir komşuya yardım etmek, babaanneye mektup yazmak, mutluluk derecesini ani ve dramatik biçimde artırıyor!<br />
Ne para, ne aşk, ne günes, ne gençlik.<br />
Yaptığınız işi sevip, o ise bütün konsantrasyonunuzu ve enerjinizi severek vermek de, mutluluğun formüllerinden biri.<br />
Marangoz olsanız da, doktor olsanız da böyle.</p>
<p>O kadar arastırma, psikologlar yine bize ana okulunda ve çocukluğumuzda evimizde ögretilenleri bulmuşlar:<br />
Mutlu olmak için çalış, iyilik yap, şükret!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/toplanin-mutlulugun-sirrini-veriyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kadınları Seksi Yapan 10 Şey</title>
		<link>http://www.seslidus.com/kadinlari-seksi-yapan-10-sey.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/kadinlari-seksi-yapan-10-sey.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 22 Nov 2009 13:27:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Görüntülü Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Sohbet Chat]]></category>
		<category><![CDATA[sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[Erkeklerin seksi buldukları yerler neresi?]]></category>
		<category><![CDATA[Kadınların seksi]]></category>
		<category><![CDATA[sexsi yapan şeyler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=1249</guid>
		<description><![CDATA[Erkeklerin seksi buldukları yerler neresi?  En beğendiğiniz ve seksi bulduğunuz özelliğinizi ön plana çıkarın! Kokunuz Kokunuz bir erkeğin başını döndüren şey olabilir. Sevgiliniz kokunuza bayılıyorsa, vedalaşırken sizi biraz daha koklamasına izin verin. Dudaklarınız Koyu kırmızı ruj dolgun dudaklarınızı daha arzulanır bir hale getirebilir. Erkekler için ilk öpücük çok önemlidir. Onu unutamayacağı şekilde tutkulu bir şekilde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span id="contextual">Erkeklerin seksi buldukları yerler neresi?  En beğendiğiniz ve seksi bulduğunuz özelliğinizi ön plana çıkarın!</span></p>
<p><img class="size-full wp-image-1248 alignright" title="seksi" src="http://www.seslidus.com/Wpdepo/seksi.jpg" alt="seksi" width="220" height="220" /><strong>Kokunuz</strong><br />
Kokunuz bir erkeğin başını döndüren şey olabilir. Sevgiliniz kokunuza bayılıyorsa, vedalaşırken sizi biraz daha koklamasına izin verin.</p>
<p><strong>Dudaklarınız</strong><br />
Koyu kırmızı ruj dolgun dudaklarınızı daha arzulanır bir hale getirebilir. Erkekler için ilk öpücük çok önemlidir. Onu unutamayacağı şekilde tutkulu bir şekilde öpün.</p>
<p><strong>Tırnaklar</strong><br />
Erkekler tırnakları cadılıkla özdeşleştirseler de seks sırasında tırnaklarınızı sırtında gezdirmenizden büyük zevk alırlar.</p>
<p><strong>Köprücük kemiğiniz..</strong><br />
Yanlış okumadınız, köprücük kemiği bölgeniz bazı erkekler için en seksi yeriniz olabilir.</p>
<p><span id="contextual"><strong>Gözleriniz..</strong><br />
Seksi bakan gözlere hiçbir erkek karşı koyamaz. Dumanlı göz makyajı ya da pırıltılı göz farı ile seksi bakışlara sahip olabilirsiniz. Siyah maskara, ince ve düzgün sürülmüş eye-liner ile gözlerinizi ön plnana çıkarabilirsiniz. Makyajınızın geri kalanı için uygulayacağınız pembe allık ve gül kurusu dudaklar size doğal bir görünüm verebilir.</span></p>
<p><strong>Boynunuz</strong><br />
Kuşkusuz erkekleri en çok tahrik eden bölge boyun.. Uzun boyunlu, saçları sırtına dökülmüş bir kadından daha seksi ne olabilir.</p>
<p><strong>Kulak memeniz</strong><br />
Yumuşak ve hassas.. Erkekler buna bayılıyor..<br />
<strong><br />
Saçınız..</strong><br />
Dağınık saçlar ya da dağınık topuz erkekleri en cezbeden haller..</p>
<p><strong>Göğüsleriniz..</strong><br />
Çoğu erkek için tartışmasız kadınların en dikkat çekici ve seksi özelliği göğüslerdir..</p>
<p><strong>Teniniz..</strong><br />
Yumuşak bir ten her erkeği etkiler.. Sıcaklığınızı hisseder. Pürüzsüz ve temiz bir vücuttan daha seksi ne olabilir ki?</p>
<p><span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/kadinlari-seksi-yapan-10-sey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tıp terörüne dikkat edin</title>
		<link>http://www.seslidus.com/852.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/852.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 31 Aug 2009 15:36:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[sağlıklı yaşam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/blog/852.html</guid>
		<description><![CDATA[Bazı sağlık yazıları içindeki yalan yanlış bilgilerle ciddi korkulara yol açabiliyor. Kanserde acil durumlardan biri damar basıları ile oluşan tablolardır. Vena kava superior sendromu bunlardan biridir. Özellikle akciğer kanseri, lenfoma, lösemi ve timoma hastalarında gözlenir. Başağrısı, yüzde ödem, nefes darlığı, görme bozuklukları, göğüs veya sırt ağrısı şeklinde belirti verebilir. Tansalp damar karışımında bulunan karabaş otu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class="dropcap">B</span>azı sağlık yazıları içindeki yalan yanlış bilgilerle ciddi korkulara yol açabiliyor.</p>
<p>Kanserde acil durumlardan biri damar basıları ile oluşan tablolardır. Vena kava superior sendromu bunlardan biridir. Özellikle akciğer kanseri, lenfoma, lösemi ve timoma hastalarında gözlenir. Başağrısı, yüzde ödem, nefes darlığı, görme bozuklukları, göğüs veya sırt ağrısı şeklinde belirti verebilir. Tansalp damar karışımında bulunan karabaş otu gibi bitkiler kanserin damar problemlerini hem engelleyip hem de tedavi edebiliyor. Kanser hastalarında sık gözlenen bir başka damar problem derin ven trombozudur. Toplardamarda oluşan pıhtının akciğer veya diğer hayati organlara emboli atarak, damar tıkanıklığı oluşturabiliyor. Merkezimizde uygulanan kanserin bitkisel tedavi desteğinde amaçlardan biri de damar problemlerinin engellenmesi ve optimal tedavisidir.</p>
<p>Kemoterapinin (hücre zehirleyici ilaç tedavisi) en önemli yan etkisi yol açtığı kemik iliği baskılanmasıdır. Beslenme bozukluğu olan veya çok sayıda kemoterapi alan hastalarda bu durum daha da ileri boyutta görülebilmektedir. Merkezimizdeki kanser tedavisinde dikkat edilen hususlardan biri de hastaların kemik iliği hücre üretilmesinin desteklenmesidir. Böylece kansızlık, trombosit düşüklüğü ve nötropenik ateş engellenmektedir. Trombositlerde hızlı görülen hastalarda 20.000 in altına düştüğünde transfüzyon gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/852.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seker hastalari ramazanda ne yapmali</title>
		<link>http://www.seslidus.com/seker-hastalari-ramazanda-ne-yapmali.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/seker-hastalari-ramazanda-ne-yapmali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Aug 2009 17:06:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=846</guid>
		<description><![CDATA[Şeker hastalarını Ramazan’da ne gibi sorunlar bekliyor? Doktoru tarafından oruç tutmasında bir sakınca görülmeyen kişiler nasıl beslenmeli ve sağlıklarını nasıl korumalı? İşte cevapları&#8230; Ramazan’ın gelmesiyle birlikte şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar çoğu zaman bir çıkış yolu bulamıyor ve oruç tutup tutmama konusunda kararsız kalabiliyorlar. Şeker hastalığının her kişide farklı farklı seyretmesi ve o kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div id="divAdnetKeyword2">
<p class="spot">Şeker hastalarını Ramazan’da ne gibi sorunlar bekliyor? Doktoru tarafından oruç tutmasında bir sakınca görülmeyen kişiler nasıl beslenmeli ve sağlıklarını nasıl korumalı? İşte cevapları&#8230;</p>
</div>
<div id="divAdnetKeyword3">
<p>Ramazan’ın gelmesiyle birlikte şeker hastalığı gibi kronik hastalığı olanlar çoğu zaman bir çıkış yolu bulamıyor ve oruç tutup tutmama konusunda kararsız kalabiliyorlar. Şeker hastalığının her kişide farklı farklı seyretmesi ve o kişinin durumuna göre farklı ilaçların ve dozların kullanılması, hastaların mutlaka doktora danışmalarını kaçınılmaz kılıyor. Zira, hastalarının doktora danışmadan oruç tutması kendi sağlığını tehlikeye atması anlamına gelebiliyor. Peki, şeker hastalarını Ramazan’da ne gibi sorunlar bekliyor? Doktoru tarafından oruç tutmasında bir sakınca görülmeyen kişiler nasıl beslenmeli ve sağlıklarını nasıl korumalı? Alman Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Hüseyin Çat, şeker hastalarına şu önerilerde bulundu:</p>
<p><strong>Tercihleri sağlıklarını bozabiliyor</strong><br />
Ramazan’ın gelmesiyle birlikte bazı şeker hastaları bir dini vecibenin yerine getirilmesi ve hastalıkları arasında tercih yapmak zorunda kalıyor ve bu tercih sağlıklarını tehlikeye sokabiliyor. Bu nedenle şeker hastaları oruç tutup tutamayacaklarını mutlaka kendi takiplerini yapan doktora danışmaları gerekiyor. </p>
<p>Zira; şeker hastalarının en az üç ana, üç ara öğün yemesi, sık sık ve az az beslenmesi gerekiyor. Ancak oruç süresince açlık süresi uzayıp, bir öğünde yenen miktar da artmaktadır. Şunu altını çizerek söylemek gerekir ki; şeker hastalarının tümünü hepsi aynı çerçevede değerlendirmek mümkün değildir. Çünkü şeker hastaları çok değişkenlik gösterirler. Kimisi yalnız hap kullanırken kimisi insülin kimisi her ikisini kullanmaktadır. Hatta kullanılan haplara göre de açlık durumunda farklı sorunlar çıkmaktadır.</p>
<p><strong>Hipoglisemiye dikkat!</strong><br />
Yaz mevsimini yaşıyor olmamızdan dolayı doğal olarak günler de, oruç tutulan süre de daha uzun. Dolayısıyla, uzun süre aç kalınması değişik sorunları karşımıza çıkarabiliyor. Ramazan ayı boyunca bazı hastaların şeker dengesi kötüleşmekte kısa ve uzun vadede sağlıkları üzerinde ciddi sorunlara sebep olmaktadır. Uzun süre açlığın getirdiği en önemli tehlike hipoglisemi denilen kan şekerinin aşırı düşmesidir. Hastaların hekimlerin önerilerini dinlemeleri ve dikkat etmeleri önemlidir.</p>
<p>Şeker hastalarında Ramazan ayı boyunca şu riskler vardır:<br />
-Aşırı şeker düşmesi (hipoglisemi, kan şekerinin 60 mg/dl&#8217;nin altına inmesi),<br />
-Aşırı su kaybı,<br />
-Kan şekerinin aşırı yükselmesi (hiperglisemi) ve koma,<br />
-Aşırı kilo kaybı veya kilo alma,<br />
-Şeker hastalığına bağlı organ hasarlarının ağırlaşması (kalp, böbrek, beyin fonksiyonlarında kötüleşme).</p>
<p><strong>Şeker hastalarına pratik öneriler</strong><br />
Dr. Hüseyin Çat, oruç tutan şeker hastalarına şu pratik önerilerde bulundu:</p>
<p>-Kan şekerinin dengede tutulması besinlerle alınan enerji miktarına, günlük hareket miktarıyla harcana enerjiye ve alınan tedaviye bağlıdır. Bu üç önemli etken arasındaki etkileşim iyi ayarlandığında sorun yaşamadan Ramazan ayını geçirebilirsiniz.  <br />
-Doktorunuz ile irtibat halinde olun, özellikle orucun ilk günlerinde sık sık kan şekerinizi ölçtürerek doktorunuza bilgi verin.<br />
-Kan şekerinizde aşırı dalgalanma olduğunda sebebinin araştırılmasını sağlayın.<br />
-Doktorunuzla görüşerek, etki süresi uzun ilaçların yerine etki süresi kısa ilaçları Ramazan süresince kullanınız.<br />
-İftarda şekerin aşırı yükselmesine neden olan aşırı hamur kökenli ve yağlı yiyeceklerden kaçının, sahuru mümkün olduğunca geç yapın.<br />
-İftarla sahur arasında 3 defa yemek yiyin ve bir defada aşırı yemek yemeyin.<br />
-Gün içerisinde yaptığınız egzersizlerin programlarını değiştirilerek iftardan sonraya kaydırın.<br />
-Yemeklerin şeker yükseltici oranları konusunda bilgi sahibi olun.<br />
-Dini inancınızın yanı sıra sağlık gerçeğinizi de göz ardı etmeyin, sağlığınızı tehlikeye atacak zorlamalardan kaçının.<br />
-Şekeri yüksek seyredenler, şekeri sık sık düşenler ve İnsülin kullananlar oruç tutmamalı.<br />
-İnsülin kullananlar her şeye rağmen oruç tutmak isterlerse; eğer günde bir kez insülin yapılıyorsa bunu iftardan sonra saat 22.00-24.00 arası yapmaları önerilir. Günde 2 defa yapanlar daha önce akşam yaptıkları dozu iftarda, sabah yaptıklarını ise sahurda yapmalı, daha sonraki günlerde şeker durumuna göre yapılacak dozların ayarlaması yapılmalıdır.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/seker-hastalari-ramazanda-ne-yapmali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kimyasallardan korunmanın 5 yolu</title>
		<link>http://www.seslidus.com/kimyasallardan-korunmanin-5-yolu.html</link>
		<comments>http://www.seslidus.com/kimyasallardan-korunmanin-5-yolu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 08 Aug 2009 21:32:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[kamerali chat]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Chat]]></category>
		<category><![CDATA[Sesli Sohbet]]></category>
		<category><![CDATA[sesli sohbet siteleri]]></category>
		<category><![CDATA[SesliChat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.seslidus.com/?p=818</guid>
		<description><![CDATA[Amerika’daki Çevre Çalışma Grubu’nun yaptığı araştırmaya göre duş perdesinden kullandığımız kozmetiklere, su şişesinden yediklerimize her gün yüzlerce kimyasalla karşılaşıyoruz. İşte araştırmacıların &#8220;tehlikeli&#8221; dediği kimyasallardan korunmanın basit yolları&#8230; Farkında olmadan evlerimizde ne tür kimyasal tehlikelerle iç içe olduğumuzu biliyor musunuz? Kadınlar kullandığı güzellik ürünleriyle ortalama 168 farklı kimyasalla karşılaşıyor. Sadece güzellik ürünleri değil kimyasalların kaynağı. Hiç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Amerika’daki Çevre Çalışma Grubu’nun yaptığı araştırmaya göre duş perdesinden kullandığımız kozmetiklere, su şişesinden yediklerimize her gün yüzlerce kimyasalla karşılaşıyoruz. İşte araştırmacıların &#8220;tehlikeli&#8221; dediği kimyasallardan korunmanın basit yolları&#8230;</p>
<p></strong>Farkında olmadan evlerimizde ne tür kimyasal tehlikelerle iç içe olduğumuzu biliyor musunuz? Kadınlar kullandığı güzellik ürünleriyle ortalama 168 farklı kimyasalla karşılaşıyor. Sadece güzellik ürünleri değil kimyasalların kaynağı. Hiç aklınıza gelmeyen bir noktada kimyasallarla buluşmanız gerçekleşebiliyor.</p>
<p>Mesela duş perdesine ne dersiniz? Yeni bir duş perdesi astığınızda ayda ortalama 108 kimyasal soluyorsunuz. Doğurganlık azalıyor Belki tüm bunlar tek tek sizin sağlığınızı etkileyecek güçte değil. Ama bilimadamları son zamanlarda bu konuda da şüpheci. Hayvanlar üzerinde yapılan son araştırmalarda günlük hayatta kullanılan bu kimyasalların doğurganlığı azalttığı, sinir sistemi bozuklukları gibi çeşitli hastalıklara neden olduğu ortaya çıktı. Tüm bunlardan yola çıkarak sağlığınızı (ve çevreyi) korumak için 6 ipucu veriyor araştırmacılar:</p>
<p>1- Antibakteriyal sabunlar yerine normal sabunları tercih edin</p>
<p>Michigan Toplum Sağlığı Okulu’nda asistan profesör olarak çalışan Allison Aiello, antibakteriyal sabunların vücutta antibiyotiklere karşı bir direnç yaratabileceğini söylüyor.</p>
<p>2- Çamaşır suyu içeren ürünlerinden uzak durun</p>
<p>Araştırmalar çamaşır suyu içeren ürünlerin insan sağlığına zararlı olduğunu ortaya koyuyor.</p>
<p>3- Yapışmaz tavaları kullanmayın</p>
<p>Yapışmaz tavalarda kullanılan kimyasal yüksek ısıda çözünüyor, bu da yiyecekler aracılığıyla bedenimize giriyor. Eğer muhakka yapışmaz tava kullanacaksanız en azından düşük ısıda kullanın.</p>
<p>4- Tarım ilacına karşı dikkatli olun</p>
<p>Şeftali, elma gibi yüksek dozda tarım ilacı kullanılan meyve sebze yerine organik ürünleri tercih etmeniz öneriliyor. Özellikle ince kabuğu olan meyvelerde tarım ilacı kalıntısını temizlemek güç oluyor.</p>
<p>5- Duş perdesi alırken PVC içermeyenleri tercih edin</p>
<p>Satıcıya &#8216;PVC içermeyen perde istiyorum&#8217; dediğinizde size boş boş bakmasını ya da ima dolu sözler söylemesine rağmen siz siz olun, PVC’li ürünlerden uzak durun.</p>
<p>6- Mikrodalgada mısır patlatmayın</p>
<p>Mikrodalga fırınlar için satılan patlamış mısırlarda kullanılan kimyasalları solumak insan sağlığına zarar veriyor. Siz en iyisi eski usulden vazgeçmeyin. Tencerenin içine biraz yağ, biraz da mısır&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.seslidus.com/kimyasallardan-korunmanin-5-yolu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

